Göğü Delen Adam – Eric Schuermann – İnceleme

Felsefe sevenler ve üzerine çok fazla düşülmeyen konular üzerine okuyup, inceleme yapmayı sevenler için düşünmeden önerilebilecek kitaplar arasında “Göğü Delen Adam”. Henüz kitabı elinize alıp kapağa şöyle bir göz atınca, ismiyle okuyucuyu merak ettirmeyi başarabilen kitaplardan.

Yazarın Samoa’da geçirdiği zamanlarda Avrupa’yı gezmiş bir kabile reisi ile tanışması ve aralarında geçen diyaloglar kitabın ortaya çıkmasını sağlamış. Kitap bir bakıma bir Samoa yerlisinin Avrupa hakkındaki izlenimleri ve iki hayatın karşılaştırması gibi. Yazar kendinden fazla ekleme yapmamaya daha çok konuştuğu kişinin düşüncelerini tarafsız bir biçimde aktarmaya çalışmış. Kitap bu sayede çarpıcılık kazanmıştır.

“Göğü Delen Adam” kitabının aslında orijinal adı “der Papalagi”. Bu kelimeyi çevirmek istediğinizde ilk karşınıza çıkacak olan anlam “beyaz insan” olur. Fakat aslında “der Papalagi”nin anlamı çok daha geniştir. Güzel de bir hikayesi vardır. Şöyle ki; Samoa’ ya ilk misyoner deniz üzerinden yelkenli ile gelirken bu duruma şahit olan yerliler göğün delindiğini düşünürler. Bu göğü delerek gelen adama da en uygun ismin bu olduğunu düşünürler ve “der Papalagi” derler.

Kitapta daha bir çok inceleme mevcut. Gazeteler, meslekler, evler, evlilik, ilişkiler… Batı insanı yaşantısında oldukça olağan ve bilindik şeylerin bu yaşantıya uzak bir gözden incelendiğinde ne kadar anlaşılmaz, keyifsiz olabileceği göze çarpıyor.

Kitapta birçoklarımızın hiç sorgulamadan yaptığı belki de sorgulamaya çekindiği bir çok şey eleştiriliyor. Bu eleştiriler bizzat yaşam tarzımızı, hayatımızı gözden geçirmemizi sağlıyor. Kıyafetlerimiz mesela, kabile reisi onlara oranla bambaşka olan giyim tarzlarımız hakkında oldukça keyifli ve düşündürücü yorumlarda bulunuyor. Ardından en büyük değerlerimiz eleştiriliyor: zaman, para, din. Özel olarak benim kitapta en beğendiğim bölüm zaman hakkındaki yorumların olduğu kısımdı. Batı insanının zamanla olan savaşı, hep daha fazlasını istediği şey, hep daha fazla… Halbuki elinde olanı olabildiğine kötü kullanırken.

Kitapta daha bir çok konuda incelemeler mevcut: evler, meslekler, hizmetçiler, zenginlik ve fakirlik, iyi yaşam çabaları, sağlık… Her bir inceleme bize oldukça olağan ve sıradan gelen şeylerin karşımıza bambaşka bir biçimde çıkmasını ve farklı bir açıdan bakmamızı sağlıyor.

İnce bir kitap “Göğü Delen Adam”. Oldukça da sade ve akıcı bir dile sahip. Kısa bir zamanda okunup bitebilen bu kitap üzerine çok uzun zamanlar düşüneceğiniz ayrıntısını unutmamalısınız tabi.

Keyifli okumalar.