Üç Hareket Kanunu

Britanyalı matematikçi ve fizikçi Isaac Newton (1642 – 1727) nesnelerin hareketini anlatabilmek için 3 Kanun üzerinde çalışmıştır.



Newton’un ilk yasası Eylemsizlik Kanunu olarak bildiğimiz, duruyorsa durur, hareket ediyorsa hareketine devam eder. Bir araba kazasında çarpışma anı yada frene bastığınızda öne doğru eğilmenizi sağlayan, gaza bastığınızda arkaya doğru sizi iten kuvvet etkisine eylemsizlik denir. İçiniz hop ettiği anda eylemsizlik orada bir yerde demektir. Tanımlayacak olursak bir nesnenin momenti (moment=bir kuvvetin döndürme etkisin), ağırlığının hızıyla çarpımına eşittir. Buna göre bir kuvvet nesne üzerinde etkide bulununcaya dek nesnenin momenti sıfırdır. Moment sabit kabul edilir.
Newton’un ikinci yasası Dinamiğin Temel Kanunu olarak biliyoruz. Her yerde gördüğümüz F=m×a şeklinde ifade edilir. Cisme etki eden net kuvvet sıfırdan farklı ise cisim ivmeli hareket yapar. Örneğin bir uçağın mümkün olan en az ağırlıkla birlikte pervanenin en yüksek itme kuvvetini oluşturmasıyla maksimum hıza ulaşabilmemizi sağlıyor.
Newton’un üçüncü yasası Etki-Tepki Kanunu her birimizin bir şekilde aşina olduğu bu kanun topu duvara fırlatırsan aynı hızda sana döner diyerek basite indirgeyebiliriz. Bir nesneye bir kuvvet etki ettiği zaman, bu kuvvete eşit veya zıt yönde bir kuvvet diğer bir nesneye etki eder. Eşit veya zıt kuvvete genellikle reaksiyon kuvveti denir.

Üç hareket kanununu bir arada özetlersek; Dünyanın yerçekimi ve sürtünme kuvvetlerinden uzaklaştığında, uzay aracı Newton’un üç hareket kanunu çalışırken gösteriyor. Roket motoru aracı ileriye doğru iten kuvveti üreten gazları geriye doğru atıyor (3.Kanun). Bu uzay aracının hızlanması motor kuvveti ve kendi ağırlığıyla ters orantılıdır (2. Kanun). Roket kapatıldığında, uzay aracı sabit bir süratle, sabit hızla doğrusal bir çizgide uçmaya devam ediyor (1. Kanun).

Hareket Kanunu