Farelerin kızılötesi görüş özelliği geliştirildi

Popüler kültür dünyaları kızılötesi görebilen çok sayıda süper kahraman ve süper kötülere sahiptir. Misal Süpermen bunu yapabiliyor. Ayrıca “Predator” de bunu yapabiliyor. Ne yazık ki, bizim için, bu yetenek çizgi roman ve filmlerle sınırlı kaldı. Evet, insan gözü kendi içinde harika şeylere sahip, ancak görülebilen spektrumun ötesini görme yeteneği bunlara dâhil değildir. Ancak, bir grup Çinli bilim insanı, insanüstü bir görüş sağlayan enjekte edilebilir bir nanoparçacık oluşturarak bunu değiştirmiş olabilirler. Çin Bilim ve Teknoloji Üniversitesi ve Massachusetts Tıp Fakültesi’nden araştırmacılar yakın kızılötesi ışığı yakalayabilen bir “göz merceği (oküler) nanoparçacığı” geliştirdiler. Daha sonra, bunu doğrudan deney farelerinin gözlerine enjekte ettiler. Şubat 28’de Cell’deyayımlanan çalışmaları; farelere, normal görme özelliğinin üzerinde herhangi bir etkisi olmadan, görünür spektrumun ötesini görmeyi sağlayan “üstün görüş” verildiğini gösteriyor.

Fareler

Esasen, onlar bir Süperfare yarattılar. İşte onun yaratılış öyküsü (kötü haber, radyoaktif örümcekler yok). Fare gözleri, tıpkı insanlarınki gibi, elektromanyetik spektrumun sadece küçük bir kısmını oluşturan “algılanabilir ışığı” görmekle sınırlıdır. Umumiyetle, gözlerimiz yalnızca yaklaşık olarak 400 ila 700 nanometre arasında spektrumdaki dalga boylarına yanıt verir. 700 nanometreden fazla olan dalga boyları bizim için görünmezdir ve “kızılötesi” olarak adlandırılır.

Fare gözünün kızılötesi ile görülebilmesi için, araştırma ekibi gelen kızılötesi ışığın (980 nanometrede) dalga boyunu gözdeki hücreler tarafından (535 nanometre) algılanabilen bir dalga boyuna değiştirecek bir nanoparçacık geliştirdiler. Bu nanoparçacık o kadar küçüktür ki, ışığı beynin yorumlayabileceği elektrik sinyallerine dönüştürmekte sorumlu olan retinal hücrelere bağlandığı iç göze enjekte edilebilir. Ve dalga boyunu 535 nanometreye düşürerek, fare gözlerinin, ilk başta görünmez olan kızılötesi ışığı yeşil bir parıltı gibi görerek tespit edebilmesi gerekecek.

Araştırmacılar farelerin ışığı yakalayıp yakalamadığını gözbebeklerini değerlendirerek test etti. Işığa maruz kaldığında fare (ve insan) gözbebekleri ne kadar ışığın geçtiğini düzenlemek için küçülür. Eğer nanopartiküller çalışıyorsa, bilim insanları görünmez kızılötesi ışığı gözün içine parlatabilmeli ve gözbebeklerinin küçüldüğünü görebilmelilerdi.
Olan şey de tam olarak buydu. Süperfare doğmuştu.

Sadece bu da değil, aynı zamanda ekip, fareleri gizli bir platformu bulmak için kızılötesi ışıkta görsel desenlerden anlam çıkarıp çıkarmadıklarını belirlemek için onları bir dizi Y bulmacası testinden geçirdi. Deney farelerini, kızılötesi bir ışık düzenini platformla ilişkilendirmek için eğittiler ve daha sonra nasıl çalıştıklarını görmek için hem enjekte edilmiş fareleri hem de enjekte edilmemiş fareleri test ettiler.

Oküler enjeksiyon yapılmamış fareler, platformu sadece zamanın yüzde ellisinde buldu, ancak gözlerinde gizlenen nanoparçacıklara sahip olanlar, karanlık olmasına rağmen platformu zamanın yüzde sekseninde buldular. Dahası, nanopartiküller hiçbir kalıtsal yan etkisi olmadan ve normal görüşe uzun vadeli olabilecek bir hasar vermeden on haftaya çalışmaya devam etti.

Yeni teknoloji düzenli görüyle uyumlu olduğundan, memeli görüsünü güçlendirmek için yeni bir yol sağlayabilir veya normal görüyü onarmak için yeni yollar açabilir, görüyü nanoparçacıklarla onarabilirsiniz, böylece farklı dalga boylarını çözümleyebilir ya da gözlerin içine ilaç verecek kadar değiştirirler.

Bu göz kapayıp açıncaya kadar geçecek bir süreç değil ve ayrıca bu teknolojiyi de kaçıracaksınız, çizgi roman düzeyindeki kızılötesi görüş seviyesine erişmek için hala kat edilmesi gereken yollar var. Bu araştırmada kullanılan nanopartiküller sadece çok belirli dalga boylarını yakalıyorlar, yani o dünyanın dışındaki herhangi bir şey görünmez kalacaktır.
Fakat, yine de, oldukça güzel bir başlangıç hikayesiydi değil mi? Devam serisi için oldukça istekliyim.

Kaynak: http://beyinsizler.net/bilim-insanlari-farelere-kizilotesi-gorus-ozelligi-gelistirildi/