Hüzünlü Bir Yaşam- İhsan Raif Hanım

Türk yazın tarihine girme cesaret ve başarısını gösterebilen güçlü bir kalem o. Kaleminin gücünü yaşadıklarından alan bir kadın. “Kimseye etmem şikayet” derken yaşadığı acıları mümkün olan en ince ve estetik haliyle sunuyor karşımıza. Öyle ki bir çok şiiri ve bestelenen eserleriyle hala bir çok duyguya apayrı bir tercüman oluyor. Zorlu bir hayatın içinde bir vatanperver olarak kurtuluş mücadelesindeki kıymetli isimlerden biri olarak da tarih sayfalarına giriyor. İlk kadın şairlerimizden İhsan Raif Hanım ve yaşamı …

1877 senesi Beyrut doğumlu olan İhsan Raif Hanım II. Abdülhamit dönemlerinde başlıyor hayatına. Dönem padişahı ile belli anlaşmazlıkları sebebi ile sık sık sürgün addedilen yerlerde taşrada görev alan İhsan Raif Hanımın babası Raif Paşa çocuklarının eğitimini ve ailesini oldukça önemseyen bir şahsiyetti. İhsan Raif Hanım babasının son derece adaletli bir insan olduğundan da ayrıca bahsetmiştir. Babaları tarafından desteklenen eğitim hayatlarında İhsan Raif Hanım edebiyat, müzik ve Fransızca öğrenme şansı yakalamıştır ancak edebiyata her zaman ayrı bir ilgi ile yaklaşmıştır. Bu ilgi henüz küçük yaşlarda başlanan hece ölçüsü ile şiir yazma denemeleri ile kendisini göstermiştir.

İhsan Raif Hanım’ın hayatındaki ilk kırılma noktası 13 yaşına denk gelir. Bu dönemde babası ve adaletine olan sonsuz güveni ciddi derecede zedelenir hatta. Günümüzde Şişli Kaymakamlığı olarak kullanılan konak o zamanlarda “Taş Konak” olarak adlandırılmaktadır. Burada ablası Belkıs Hanım ile oyun oynayan İhsan Raif Hanım bir kaçırılma tehlikesi yaşar. Kendisini kaçırmaya teşebbüs eden kişiyi tanımamaktadır ve olanları anlamlandıramaz. Başlarda kimsenin anlam veremediği bu kaçırma olayı ve bilinmeyen kişi çözülmeye başlar. İhsan Raif Hanım’ı kaçırmak isteyen kişi reji memuru Mehmet Ali adında bir kimsedir. Durum karşısında Raif Paşa belkide büyük bir yanlış yapar. Şu an hala anlam verilemeyen bir şekilde kızını Mehmet Ali denen kişi ile evlendirme kararı alır. Bu hadisede İhsan Raif Hanım babası tarafından beklenmedik bir şekilde hatalı görülmüştür. Babasına verdiği kararı değiştirmesi için ne kadar çabalamışsa da İhsan Raif Hanım başarılı olamamıştır. Eğitimini bile tamamlayamadan henüz 13 yaşında iken evlendirilmiştir.

Bu evlilik ile İzmir’e yerleşen İhsan Raif Hanım bu evlilikten üç tane çocuğun da annesi olur. İlk çocuğunu 14 yaşında kucağına aldığında henüz kendisi çocuktur.

Büyük bir haksızlığa kurban gidişi ile İhsan Raif Hanım hayatında büyük bir yıkım yaşamıştır. Önce babasına olan güveni sarsılmıştır sonra tüm hayatını bir kenara bırakıp çok uzaklara gönderilip hiç sevmediği hatta bilmediği biri ile evlendirilmiştir. Bu ruh hali içerisinde İhsan Raif Hanım’ın kaleminden şu kelimeler dökülmüştür;

“Kimseye etmem şikayet, ağlarım ben halime,
Titrerim mücrim gibi, baktıkça istikbalime.”

Bir çok eseri kendisi yahut başkaları tarafından bestelenmiştir İhsan Raif Hanım’ın. En ünlü eserlerinden biri ise “Kimseye etmem şikayet” olmuştur.

14 senelik bir evliliğin ardında Mehmet Ali Bey’den boşanmayı başarır İhsan Raif Hanım. İkinci ve oldukça kısa süren bir evliliğin ardından hayatındaki büyük aşka kavuşur İhsan Raif Hanım: Şahabettin Süleyman.

Entelektüel ve sanatsal kimliği ile tanınan Şahabettin Süleyman ve İhsan Raif Hanım’ın evliliği döneminde oldukça kıymetli ve önemli yazarların, şairlerin buluştuğu, toplandığı, uzun sohbetlerin edildiği yer bu çiftin evi olmuştur. Ancak mutluluk uzun sürmemiştir. Yedi yıl kadar süren evlilikte Şahabettin Süleyman Bey bir Avrupa seyahatinde yakalandığı bir hastalık sonucu hayatını kaybeder.

Hayatındaki ikinci kırılma noktası büyük aşkını kaybettiği zamandır sanıyorum İhsan Raif Hanım için. Bu kaybın ardından son bir evlilik daha yapar. Yabancı bir şair olan son eşi büyük aşkını kaybettiği bunalımlı dönemlerinde de İhsan Raif Hanım’ın sürekli yanında ve destekçisi olmuştur. Bu durumlar çevrede hoş karşılanmamış ve dedikodular çıkmıştır.

Hayatının son dönemlerini yurt dışında geçirmiştir İhsan Raif Hanım ve son nefesini tedavi için gittiği Paris’de henüz 49 yaşında iken verir.

Kurtuluş Savaşı döneminde içindeki büyük vatan sevgisi ile mücadelenin destekçisi olmuş büyük emekler vermiştir.

Bir çok kırılma noktasıyla İhsan Raif Hanım tüm acılarına, hayatın ona sunduğu güçlüklere rağmen vazgeçmeyen güçlü bir kadın. Heceyi savunan sade bir dil ile Milli Edebiyatı destekleyen edebi görüşünde eski dilden etkilenmemesi mümkün değildir. Bu çerçevede acılarıyla beslediği kalemi 49 senelik kısa bir hayatta ondan geriye çok kıymetli eserler bırakmıştır. Hala her okunuşunda bambaşka duygulara tercüman olan…