Jüpiter Gezegeninin Güneş’e olan yolculuğu

thumbnail

İlk başlangıç 4.5 milyar sene önce başlamış bulundu… O zamanlarda Jüpiter Gezegeni, Güneş Sistemi’ndeki diğer gezegenler gibi ilk çağlarındaydı. Şimdi, hidrojen ve helyumdan oluşan ve olağanca kalın atmosferi sebebiyle Dünya gezegeninin, 1300 katına ulaşmış olan Jupiter, henüz genç Güneş’imizi çevreleyen gaz ve partikül bulutunun oluşturduğu kozmik toz içerisinde henüz yeni ve kademe kademe oluşan diğer gezegenler gibi, şimdiki durumundan epeyce farklı durumdaydı. Şimdi, Güneş Sistemi’nin en büyük gezegeni konumunda olan Jüpiter, eskiden boyutları Dünya büyüklüğünde bir çekirdekten ibaretti. Fakat sadece büyüklük durumu değil, Güneş’e olan mesafesi de tamamen farklı durumdaydı: Şimdiki konumunun hemen hemen 4 katı uzaklıkta bir yerdeydi.

İsveç’te bulunan Lund Üniversitesi bilim insanlarının ilk defa kanıt gösterilerek ortaya koyduğu bu ‘ufak’ ayrıntı Astronomy&Astrophysics dergisinin 21 Şubat sayısında yayınlandı. Jüpiter gezegeninin göç durumunu ele verense, bu gezegenin yörüngesinde dönen Truva asteroidleri oldu. Jüpiter gezegeninin ön ve arka bölümlerinde iki grup halinde dönen ve Güneş’e Jüpiter gezegeni ile aynı uzaklık mesafesinde bulunan binlerce asteroidlik bir kuşaktan söz ediliyor. Peki bilim insanlarını Truva’lardan yola çıkarak Jüpiter gezegeninin göç durumuna götüren durum ne olmuş olabilir ki?

Cevabı, nice zamandır Güneş Sistemi’ndeki gizemlerden biri olan Truva asimetrisinde.

Jüpiter gezegeninin ön yüzünde, arka yüzündekinden %50 daha fazla kadar Truva asteroidi bulunmaktadır. Bugüne kadar nedeni açıklanamayan bu sayısal oranın sırrı, Jüpiter gezegeninin oluşumunu betimleyen olay silsilesinin PC simülasyonları yardımıyla yeniden tasarlanmasıyla ortaya çıkmıştır. Temel olarak Jupiter’in Truva asteroidlerini kendi alanına çekme durumunu açığa çıkarmayı hedefleyen bu simülasyonlar, mevcut olan asimetrinin ancak ve ancak tek bir nedenle oluşmuş olabileceğini göstermiştir: Fakat Jüpiter gezegeni, Güneş Sistemi içindeki mevcut olan alanından 4 kat uzakta oluşmuş ve neticesinde yer altığı alana göç etmiş ise! Zira Jupiter’in kütle çekiminin Truva asteroidlerini etrafında toplama durumu Güneş’e doğru yapılan böylesine bir yolculuğu betimliyor. En azından matematiksel olarak..

Bilimsel hesaplamalar neticesinde Jüpiter gezegeninin mevcut konumunu göz önünde bulundurursak; Güneş’ten uzak bir alanda, buzdan oluşan bir asteroid iken hayatına başladıktan hemen hemen 2-3 milyon sene sonra başlamış ve 700.000 sene kadar sürmüştür. Güneş Sistemi’nde bulunan gazların çekim kuvveti etkisiyle Güneş Sistemi’nin iç kısmına doğru helezonik bir alan izleyerek ilerleme yapan Jüpiter gezegeni, henüz gaz yapılı atmosferinden yoksun, yeni bir gezegen iken Truva asteroidlerini kendi bölgesinde toplamaya başlamış. Normal durumlarda Truva asteroidleri, Jupiter yörüngesinin 60 derece ön ve arka yüzünde bulunan, büyük gök cisimlerinin oluşturmuş olduğu kütle çekim kuvvetinin merkezkaç kuvvetiyle sıfırlandığı bir stabilite bölgesi olan Lagrange noktaları üzerinde bulunmaktadır. Tamamen sabit bir gök cismi söz konusu olduğunda asteroidlerin bu alanlar arasında eşit şekilde dağılım göstermesi beklenir. Fakat belirtildiği üzere Jüpiter gezegeninin savaşçı asteroidleri özelinde tablo farklı durumda. Lund Üniversitesi bilim insanlarına göre bu durumun en uygun açıklaması Jupiter’in stabil değil de, tam tersi hareket durumundayken yarattığı sürüklenme kuvvetinin ön kısımdaki Lagrange bölgelerinde daha fazla, kuyruk, yani arka kısımdaki Lagrange bölgelerinde ise daha az rakamda asteroid toplamış olmasıdır. Bu durum Jüpiter gezegeninin bir zamanlar şimdi ki Uranüs gezegeni ve Neptün gezegeninin bulunduğu alandan bugünkü konumuna doğru yol almış olduğunu göstermektedir. Araştırmacıların belirttiğine bakılırsa Jüpiter gezegeni peşine Satürn gezegeni, Uranüs gezegeni ve Neptün gezegenini taktığı yolculuğu sırasında karşısına çıkan gök cisimlerini silip süpürüp temizlemiş ve bize ulaşamadan durmuş olduğu görünüyor. Biz Dünyalılar yine çok şanslıyız!

Kaynak: ” https://bilimvegelecek.com.tr/index.php/2019/03/27/jupiterin-gunese-yolculugu/ “

Bilim ve Uzay merakı hiçbir zaman dinmeyen ve bu alanlarda araştırma ve çalışmalar yapan bilim sever bir insandan başkası değil.. Bilimsitesi.com kurucusu, yazılımcı ve bilimsel makale yazarı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Back To Top