Higgs Parçacığı (Tanrı Parçacığı) ve Higgs Alanı:

Gök bilimciler uzun yıllar boyunca evrenin kökenini merak ettiler ve etrafımızdaki tüm maddelerin nasıl oluştuğunu,maddenin nasıl var olduğunu araştırdılar.Bu araştırmalar şu soruyu doğurdu:Büyük patlamanın hemen ardından nasıl oldu da madde günümüzdeki haline geldi? Buna sebep olan kuvvet ne?

İşte tüm bu çalışmalar 1966 yılında meyvesini verdi.Edinburg Üniversitesinde profesörlük yapan İngiliz fizikçi Peter Higgs ilginç bir iddia ortaya attı.

Bilindiği üzere maddenin yapı taşı atomdur.Atomu oluşturanlar ise proton,nötron ve elektron adı verilen atom altı taneciklerdir ve birde bu atom altı tanecikleri oluşturan kuarklar ve leptonlar vardır.İşte öyle bir güç gereklidir ki tüm bu parçacıkları bir araya getirmeli onlara kütle kazandırmalıdır.Peter Higgs bunu sağlayanın Higgs parçacığı adını verdiği özel bir parçacık olduğunu iddia etti.

Higgs parçacığı öyle bir parçacıktı ki saniyenin yalnızca milyarda biri gibi bir sürede var olup yok oluyordu.Bu parçacık Higgs Alanı denilen alanı oluşturuyor,bu alanla etkileşime giren diğer parçacıklar yani kuarklar,leptonlar ve bozonlar bir araya gelerek temel atom altı tanecikleri denilen proton,nötron ve elektronları oluşturuyordu.Temel atom altı tanecikler atomu,atom elementleri,elementlerde bilinen maddenin oluşmasını sağlıyordu.

Bu iddia gerçekten akla yatkın ve mantıklıydı fakat bir o kadar da gözlemlemesi zordu.Çünkü algılanması imkansız olan bir sürede (saniyenin milyarda biri) var olup yok oluyordu ve tamamen kütlesizdi.O zamanların teknolojisiyle gözlemlenmesi mümkün olmayan bu parçacığa bilim insanları “Tanrının cezası parçacık (Goddamn particle)” adını vermeyi düşündüler fakat ardından argo kullanmamak ve üslubun bozulmaması adına “Tanrı Parçacığı” demekle yetindiler.

Bu parçacığa ciddi bir önem gösteriliyordu.Devletler bu parçacığı araştırmak için milyar dolarları gözden çıkardı.Ve nihayet 2012 yılında İsviçre’de bulunan CERN’de yani dünyanın en büyük parçacık hızlandırıcısının olduğu yerde,Süper Hadron Çarpıştırıcısında bulunan Atlas dedektöründe bu parçacığa dair çok tutarlı kanıtlar elde edildi.Bu Atlas dedektörü yalnızca Higgs Bozonunu araştırması için yapılan ve devasa boyutlara ulaşan bir dedektördü.

2012 yılında elde edilen kanıtların ardından araştırmalar devam etti ve 2013 yılında bilim dünyası Higgs Parçacığının varlığından tam olarak emin oldu.

Kısaca özetlemek gerekirse Higgs Bozonu kütlesi ve enerjisi olmayan saf enerjiyi maddeye  çevirebiliyordu.

Bilim dünyasına büyük bir katkıda bulunan bu keşif sayesinde Peter Higgs Nobel Ödülü almaya da hak kazandı.