Çocuklara Bağırmak Yerine Onlarla Konuşmak Neden Önemli?

Neredeyse bütün ebeveynler zaman zaman kontrolünü kaybeder ve çocuklara bağırır. Peki ya bunu defalarca yaparsanız?

Araştırmacılar ebeveynlerin artık daha fazla bağırdığını tahmin ediyor. Ebeveynler vurmaktan kaçınmaya şartlanmış oldukları için bunun yerine öfkelerini ve hayal kırıklıklarını bağırarak dışa vuruyorlar. Araştırmaya göre her dört ebeveynden biri, küçük ya da ergenlik dönemindeki çocuklarına ortalama ayda bir kez, yaramazlık yaptığı ya da kendisini kızdırdığı için bağırıp çağırıyor ya da avaz avaz haykırıyor. Giderek daha fazla terapist ve ebeveynlik uzmanı ise bunun bir çocuğu nasıl üzeceğinin yanı sıra nasıl durdurulabileceği üzerine yoğunlaşıyor.

Bağırmak kişisel bir saldırıya dönüştüğünde, bir çocuğu, “Neden hiçbir şeyi hatırlayamıyorsun?” ya da “Bunu hep yanlış yapıyorsun!” gibi cümlelerle hor görmek ya da suçlamak söz konusu olduğunda zarar verici olmaya başlıyor.

Ä°lgili resim

Sonuçları Eylül ayında yayınlanan ve Pittsburgh Üniversitesi psikoloji ve eğitim profesörü Ming-Te Wang tarafından yönetilen, 976 ortaokul öğrencisinin ve velisinin katıldığı bir araştırma ise ebeveynleri, bağırmak ya da hakaret etmek gibi “sert sözlü disiplin” kullanan ergenlerin, davranış problemleri ve depresyon belirtileri göstermeye daha meyilli olduklarını gösteriyor.

çocuklara bağırmAK ile ilgili görsel sonucu

Bir kere çocuk, bağırmanın sebebini anlayamaz. Yani nedeni değil, sonucu görür! Korkar, özgüven eksikliği duyar, sinik bir karakter haline gelebilir. Özellikle gelecekte kendi çocuğuna bağıran bir ebeveyn haline dönüşebilir. Sürekli bağırdığımız zaman ise bizimle yüzgöz olan, artık hiçbir dediğimize tepki vermeyen, bildiğini okuyan çocuklar olurlar. Çocuklara arkadaşlarının gözleri önünde bağırmak, onları yüksek sesle azarlamak çok onur kırıcıdır. Çocuk, küçük düştüğünü hisseder, utanır, siner, kendini ezik hisseder. O anda sesi çıkmaz, ama içindeki kırgınlık çok uzun yıllar boyunca devam eder. Arkadaşının o anı hep hatırladığını düşünür ve sürekli bir eziklik hisseder. Bu nedenle kesinlikle çocuklara bağırılmamalı. Rahatsız olunan konu, sakince açıklanmalıdır.
Ebeveynler çözüm bulmak için çocuklarını da sürece dahil edebilirler. Bu bir öğrenme anı olabilir. Sakin bir anı bekleyin ve konuşun, bir daha bu davranışın olmaması için ne yapabileceğinizi sorun.  Bu onun sorun çözme becerilerini de geliştirir.

Şu kesinlikle unutulmamalı: Çocuklarla konuşmanın en iyi zamanı olay bitip geçtikten sonra sakin sakin konuşmaktır. Bu bizi öfke ile büyük tepki vermekten de koruyacaktır. Sakin sakin yaptığını konuşmak, neden böyle davrandığını anlamaya çalışmak çok daha etkili olacaktır. Onları dinleyip neyin neden hoşumuza gitmediğini açıklarsak bizi daha fazla dinleyecektir.