Fizik Dünyasına Yeni Giren Bilim İnsanları

13

Güzel bir resmini de zarfa koymuş, arkasına da büyük harflerle ”CANIM ANNEM” yazmıştı.

Kerime resmi öpüp bağrına bastıktan sonra Kemale ve beraberinde gelen askere döndü.

Durun size, çay koydum, getireyim.

O sırada kuması Güler, elinde çay tepsisi ile yanına aldığı cevizlerle geldi. Kerime Güler’e teşekkür ettikten sonra, eline bir taş alıp cevizleri kırmaya başladı. Cevizleri kırıp önlerine koyuyordu. O günden sonra Kerime ile Kemal anne oğul gibi oldular. Kemal’in bu sevgisi ve ilgisi bir nebze Kerime’nin acısını hafifletiyordu.

Ama şunu da unutmamanı isterim ki sen hayatımda sevdiğim ilk ve son adamsın.

Bir gün ölü ya da diri sana kavuşmak umuduyla gidiyorum.

Ne olur beni affet Kemal’im. Hakkını helal et.

Bu dünya da sana kavuşmasam da öbür dünyada seni bekleyeceğim.

Kavuşmak dileğiyle. Hoşça kal. Seni her şeyden çok seven Ela.

Ela o akşam, Kemal gitmesine mani olmasın diye yazdığı mektubu taşın altına koymadı. O gece annesi Kerime’nin yanına uzanıp ona sarıldı.

O gece hiç uyumadı, sabah ezan sesinde herkesten önce kalktı, kahvaltıyı hazırlayıp annesini kaldırdı. Annesi ile kahvaltısını yaptıktan sonra, annesinin yardımı ile hayvanlarını köyün girişinde topladı. Son bir kez annesinin o nur gözlerine baktı. Gidişte Kemal’ine yazdığı son mektubunu da beyaz taşın altına koyup bir daha geri dönmemek için köyden çıktı.

Köylüler öğle saatlerinde, bazı oğlakların köye gelmesinden ters giden bir şeyler olduğunun farkına vardılar. Ela’nın başına bir iş mi geldi endişesi ile Ela’yı aramaya çıktılar. Önceki gece Ela’nın mektubunu yerinde görmeyen Kemal umudu kesmemişti, bir daha gidip baktı.

13

Ela’nın sabahtan bıraktığı mektubu aldı. Mektubu okuduktan sonra yıkıldı, çare olarak durumu bölük komutanına bildirdi.

Bir cevap yazın