Kemal ve Ela’nın Bilimsel Çalışmaları

15

İlk aşkı Kemal ile arası iyi idi. Keyfine diyecek yoktu; Kemal’in bir mektubu onu mutlu etmeye yetiyordu. Yaşadıkları aşkın, sonu belli olmamasına rağmen, yine de buladı.

Abdullah yavaş yavaş borç batağına saplanmıştı. Abdullah iki ay içinde beş tane elaman değiştirmesine rağmen hiçbiri de Ela’nın yerini dolduramamıştı. Elemanlara iyi bir maaş verdiği halde her birinin bir sürü kusuru çıkıyordu.

Bakkal iyice iflas etme eşiğine gelmişti. Oysa Ela’nın onca fedakarlığına rağmen ona bir sakız parası bile vermiyordu. Abdullah gün geçtikçe maddi açıdan zor duruma düşmüştü.

Herkes Ela’yı tekrar bakkala alacağını düşünürken Abdullah bir cuma günü namaz çıkışında, köyden üç kişi ile eve geldi. Kerime çaylarını önlerine koyduktan sonra, olayın hayra alamet olmadığını düşünerek kapı aralığında Abdullah ile beraberinde gelenlerin konuşmalarına kulak misafiri oldu.

Konuşmaları bittikten sonra duyduklarına inanamadı. İçi. ne sanki bir alev topu düşmüş gibiydi. Bu duyduklarım hiçbir annenin yüreği kaldıramazdı. Çünkü Abdullah borç açığım kapatmak için kızı Ela’yı resmen başlık parası karşılığında kendisinden 45 yaş büyük bir adama kuma olarak veriyordu.

Üstelik bu adam sakattı. Bir kişinin desteği olmadan oturduğu yerden bile ayağa kalkamayacak kadar Özürlüydü. Oturup kızı için gözyaşı dökmekten başka bir şey gelmiyordu elinden.

Zavallı Ela başına gelenlerden habersiz akşamüstü köye . dönünce Kemal’e yazdığı mektubu, her zamanki gibi beyaz taşın altına koydu ve hayvanlarım tek tek sayıp ahıra koyduktan sonra ahırın kapısını kapatıp eve girdi. Annesi ve kardeşleri ile yemeğe oturdu. İştahla yemeğini de yedikten sonra annesine yardım edip bulaşıklarını yıkadı ve birlikte yataklarına çekildiler. Keyfi yerinde idi ama annesini iyi tanıyordu asık ve üzgün suratını görünce, sormadan edemedi.

Ama sevgisinin hiç eksilmediğini tam tersine attığım anlatacak bir yazı yazdı. Akşam eve dönerken Kemal’in tarif ettiği yere mektubu koydu.

Kemal’in gözü oradaydı. Karanlık çöker çökmez gidip Ela’nın yazdıklarını taşın altından aldı ve okumak için odasına çekildi.

Yazılanları okuyunca çok sevindi; Ela kızgın değildi, ve hala onu çok seviyordu. Bu defa Ela’ya teşekkür etmek için beyaz kağıda sarıldı. Duvardaki Saatin tıkırtısından başka bir ses gelmiyordu kulaklarına, gece yarısıydı. Köyün etrafındaki gece nöbetçilerini değiştirme devriyesi ile gidip duvardaki aynı taşın altına gizliden yazdığı mektubu koydu.

15

Sabah olmasına az kalmıştı. O nedenle uyumamaya karar verip Ela’nın mektubu alıp almayacağım görmek için bekledi. Ela’nın taşın altına bakamayacağın dan korkuyordu.

Bir cevap yazın